+ Yorum Gönder
Gizliyara Güncel Konu Arşivi ve Ev Ödevleri Forumunda Kanun çıkarmayı gösteren tablo Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Kanun çıkarmayı gösteren tablo









  2. Asel
    Bayan Üye





    TÜRKİYE’DE İŞ GÜVENCESİNİN YASAL ÇERÇEVESİ

    ILO’nun“Hizmet İlişkisine İşveren Tarafından Son Verilmesi Hakkında 158 Sayılı Uluslararası Çalışma Sözleşmesi” Türkiye tarafından, 09/06/1994 tarih ve 3999 sayılı kanunla onaylanmıştır. Bu temel uluslararası sözleşme 1994 yılında önemli bir gecikmeyle de olsa onaylanmış olmasına rağmen, iş güvencesi hukuk sistemimize ancak 2002 yılının sonlarına doğru girebilmiştir. ILO Anayasası gereği, bir sözleşmeyi onaylayan üye devlet, iç mevzuatını bu sözleşmeyle uyumlu hale getirmek zorunda olduğundan, ILO denetim organları 1999 ve 2001 yıllarında Türk mevzuatının 158 sayılı ILO sözleşmesine uyumlu hale getirilmesi yönünde raporlar düzenlemişlerdir.

    Türkiye’de iş güvencesi ilk kez 15/08/2002 gün ve 4773 sayılı iş güvencesi kanunu ile kabul edildi. 4773 sayılı kanun 15/03/2003 tarihinde yürürlüğe girdi ve 4857 sayılı İş Kanununun yürürlüğe girdiği 10/06/2003 tarihine kadar uygulandı. 4857 sayılı yeni iş kanunu 4773 sayılı iş güvencesi kanununun hükümlerini kimi değişikliklerle çalışma yaşamına taşıdı.

    Ne var ki iş güvencesi hükümlerinin, sadece 4857 sayılı İş Kanunu kapsamına giren işçileri kapsamakta oluşu, ILO’nun 158 sayılı Sözleşmesine açıkça aykırılık taşımaktadır. Gerçi 4857 sayılı İş Kanununun iş güvencesine ilişkin 18, 19, 20, 21 ve 29. maddelerinin kıyas yoluyla Basın İş Kanunu kapsamında çalışanlara da uygulanacağı kabul edilmiştir. (4857-116 ve Basın İş Kanunu m.6/SON) Ancak Deniz İş Kanunu ve Borçlar Kanunu kapsamında çalışan işçiler kapsam dışı bırakılmışlardır. Bu temel eksikliğin yanında, doğrudan 4857 sayılı İş Kanununun bazı sınırlamaları da ILO’nun 158 sayılı Sözleşmesiyle uyum içinde değildir.

    Peki, ülkemizde henüz çok yeni bir sistem olan iş güvencesi, uluslararası kurallarla hangi noktalarda örtüşmemektedir? 4857 sayılı Kanun iş güvencesi açısından işçiler için ne gibi haklar sağlamaktadır?

    İKİNCİ BÖLÜM
    BİREYSEL İŞ GÜVENCESİ

    İş güvencesi kimleri kapsıyor?
    İşten çıkarmada geçerli neden-haklı neden ayrımı
    Haklı fesih nedenleri nelerdir?
    Geçerli fesih nedenleri nelerdir?
    Sözleşmenin feshinde usul
    İşe iade mekanizması
    Özel hakem
    İşçi çıkarmanın bir başka yolu: çalışma koşullarında değişiklik

    İŞ GÜVENCESİ KİMLERİ KAPSIYOR? İŞ GÜVENCESİNDEN YARARLANABİLMENİN KOŞULLARI NELERDİR?

    4857 sayılı yeni İş Kanunu gereğince, iş güvencesinden yararlanabilmek için üç şartın birlikte gerçekleşmiş olması aranmaktadır. Buna göre iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilmesi için işçinin;

    • Birinci şart: Belirsiz süreli iş sözleşmesiyle,
    • İkinci şart: 30 veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde,
    • Üçüncü şart: En az altı aydır,
    Çalışıyor olması gerekmektedir.

    Ayrıca işveren vekili durumunda olanlar ve tarım işlerinde 50’den az işçi çalıştıran işyerlerinde çalışanlar da iş güvencesi kapsamı dışında bırakılmışlardır.

    Bu sınırlamalar, iş güvencesinin kapsamını önemli ölçüde daraltmakla kalmamakta, aynı zamanda işverenlere iş güvencesi hükümlerinden kaçabilmeleri imkânı da vermektedir.

    Birinci Şart: İŞÇİNİN BELİRSİZ SÜRELİ İŞ SÖZLEŞMESİYLE ÇALIŞIYOR OLMASI GEREKMEKTEDİR.

    Gerçekten de uygulama göstermiştir ki, işverenler,
    • Belirli süreli iş sözleşmesi ile işçi çalıştırarak,
    • Geçici ya da ödünç iş ilişkisi yoluyla,
    • İşleri alt işverene yaptırarak,
    • İşyerlerini yapay olarak bölerek,
    • 6 aydan kısa süreli işçi çalıştırarak,
    iş güvencesi hükümlerinden kaçınabilmektedirler.

    ILO Normları ve Belirli Süreli İş Sözleşmesi

    İşverenler belirli süreli iş sözleşmeleriyle işçi çalıştırarak, iş güvencesi hükümlerinden kaçınabilmektedirler. Aslında 158 sayılı sözleşme, bu yolu kapatmaktadır. Sözleşmenin 2. maddesinde, aynen şu hükme yer verilmektedir: “Bu sözleşmenin koruyucu önlemlerinden kaçınmak amacıyla belirli süreli iş sözleşmeleri yapılmasına karşı yeterli güvenceler alınmalıdır.”

    Bu yöndeki en önemli güvence, belirli süreli iş sözleşmelerinin süre yönünden sınırlandırılmasıdır. Nitekim, Avrupa birliği konseyi’nin 99/70 sayılı yönergesi ile yürürlüğe konulan “belirli süreli iş sözleşmeleri hakkında çerçeve anlaşması” belirli süreli iş sözleşmelerinin azami bir süre ile sınırlandırılmasını öngörmektedir.

    4857 sayılı kanunda belirli süreli iş sözleşmesinin süre yönünden sınırlandırılmamış olması, ILO’nun 158 sayılı sözleşmesine olduğu gibi AB’nin 99/70 sayılı Yönergesine de aykırıdır.

    İkinci Şart: İŞÇİNİN EN AZ OTUZ İŞÇİ ÇALIŞTIRAN BİR İŞYERİNDE ÇALIŞIYOR OLMASI GEREKMEKTEDİR.

    Otuz ve daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde çalışanlar, iş güvencesi kapsamındadır. İş Kanunu tasarısının TBMM Genel Kurulunda görüşülmesi sırasında verilen değişiklik önerisi ile, daha önce 4773 sayılı İş Güvencesi Kanununun uygulandığı dönemde on olan sınır değiştirilmiş ve otuzdan az işçi çalıştıran işyerlerinde çalışanlar iş güvencesi kapsamının dışına çıkarılmışlardır.

    Tarım işlerinde ancak elliden fazla işçi çalıştıran işyerlerinde çalışanlar iş güvencesinden yararlanabilmektedirler.

    Bu kurallar karşısında kaç işçi iş güvencesinden yararlanabiliyor?

    Ülkemizde 4.8 Milyon sigortalı çalışanın 2.3 milyonu 30’dan az işçi çalıştıran işyerlerinde çalışıyor. Böylece sigortalıların yüzde 48’i iş güvencesi kapsamı dışındadır.” Toplam 723.OOO işyerinden 698.OOO’i iş güvencesi kapsamı dışında kalmaktadır. (2005 yılı rakamları dikkate alınmıştır.)




+ Yorum Gönder


kanun çıkarmayı gösteren tablo,  kanun çıkarma tablosu,  kanun çıkarmayı gösteren tablo çizimi,  kanun çıkarmayı gösteren tablo nedir