+ Yorum Gönder
Gizliyara Güncel Konu Arşivi ve Bilgi Hazinesi Forumunda Atatürk Zamanında Yapılan İnkılaplar Nelerdir Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Zeyneb
    Bayan Üye

    Atatürk Zamanında Yapılan İnkılaplar Nelerdir








    Atatürk Zamanında Yapılan İnkılaplar


    İtilaf Devletleri, Lozan görüşmelerine Osmanlı hanedanlığı temsilcilerini de çağırarak ikilik yaratmayı ve böylece görüşmeleri lehine sonuçlandırmak istiyordu. Bunun yanında Atatürk de yeni kurulacak devletin yönetim biçiminin cumhuriyet olmasını istiyordu. Saltanat yönetimi cumhuriyete zıt bir yönetimdi.

    Lozan görüşmelerine İstanbul hükümetinin çağırılmasını önlemek için önce halifelikle saltanat kaldırıldı. Sonra çıkarılan bir kanunla saltanat ilga edildi. (kaldırıldı)

    Padişah Vahdettin’in ülkeyi terk etmesinden sonra Abdülmecit Efendi meclis tarafından halife seçildi.

    29 Ekim 1923: Cumhuriyetin İlanı

    Saltanatın kaldırılması ve Lozan Anlaşması’nın imzalanmasıyla yönetim sorunu ortaya çıktı. Bu sorunun en kısa zamanda çözümlenmesi gerekiyordu. Atatürk ve arkadaşları 28 ekim gecesi toplanarak yönetim şeklinin belirlenmesi hakkında bir toplantı gerçekleştirdiler. 29 Ekim günü yapılan meclis oylamasında oybirliğiyle cumhuriyet rejimine geçiş kabul edildi. Yine aynı gün Mustafa Kemal, yeni Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk devlet başkanı seçildi.

    3 Mart 1924: Halifeliğin Kaldırılması

    Halifelik ve saltanatın ayrılmasıyla halifenin yetkileri siyasi açıdan sınırlandırıldı. Sadece dini etkisi kabul edildi. Fakat halife zamanla dış güçlerin ve cumhuriyet düşmanlarının da etkisiyle hükümetin istekleri dışında hareket etmeye başladı. Bu durum oturtulmaya çalışılan yeni rejimin tehlike altına girmesine neden oldu. Tehlikenin önlenmesi için halifeliğin kaldırılmasına karar verildi. İnkılapların daha sağlıklı bir ortamda yapılması adına halifeliğin kaldırılmasına karar verildi. Abdülmecit halifelikten çıkartıldı.

    17 Şubat 1926: Türk Medeni Kanunu’nun Kabulü

    Osmanlı Devleti zamanında kabul edilen Mecelle kanunu çağın gerisinde kalmıştı. Borç, alacak, miras, evlilik, boşanma gibi günlük hayatı düzenleyen kurallar Mecelle ile tam olarak düzenlenmemişti. Çağdaş bir medeniyet olma yolunda ilerleyen yeni Türkiye’nin yeni bir medeni kanuna ihtiyacı vardı. İsviçre Medeni Kanunu incelenerek çağın gereklerini yerine getirme konusunda en modern kanun olduğu kanısına varılarak Türkiye şartlarına uyarlandı ve 1926 yılında kabul edilerek yürürlüğe girdi.

    30 Kasım 1925: Tekke ve Zaviyelerin Kapatılması

    Kurulduğu ilk yıllarda sadece tasavvufi konularla ilgilenen tarikatlar zamanla kendi aralarında bir yarış içine girdi. Daha fazla mürit toplamak adına akla hayale gelmeyecek dini uygulamalar ortaya koydu. Dini konularda sapkın düşünceler ortaya çıkarttılar. Siyasete girip halkı cumhuriyete karşı ayaklandırmaya kalkışmaları üzerine mecliste çıkarılan bir kanunla bu eğitim kurumlarının kapatılmasına karar verildi.

    Çok Partili Hayata Geçiş

    Demokrasinin gereği çok seslilik ve doğru temsildir. Bunu gerçekleştirmek için çok partili bir parlamentonun varlığı şarttı. Çok partili hayata geçiş için Mustafa Kemal tarafından Cumhuriyet Halk Partisi kurulmuştur.

    25 Kasım 1925: Şapka Kanunu’nun Kabulü

    Ülke halkının çağdaşlaşması için eğitimin düzenlenmesiyle zihinsel bir kalkınma hamlesine girişildi. Ancak devrim her alanda kendisini gösteriyordu. İnsanların dış görünüşünün de modernleşmesi için çalışmalar başlatıldı. Şapka Kanunu’nun kabulünün ardından Mustafa Kemal Kastamonu’ya giderek bu devrimin gerekliliğini anlatıp halkı ikna etti. Bu devrimin ardından şapka kullanımı zorunlu hale geldi. Sokakta dini sembol içeren kıyafetlerin giyilmesi yasaklandı.

    1925-1931: Saat, Takvim ve Ölçülerin Modernleştirilmesi

    Alaturka saatlerin yerine 24 saat esasına göre çalışan saatlerin kullanımı kabul edildi. Hicri takvim yerine miladi takvim kullanılmaya başlandı. Farklı ölçüler nedeniyle karmaşıklaşan ticari hayatın yeniden düzenlenmesi için modern ülkelerde kullanılan tek tip kilogram ve metre ölçüleri kabul edildi.

    12 Temmuz 1932: Dil Devrimi

    Aslında bu devrim Osmanlı zamanında gerçekleştirmeye çalışılmıştır. 1911 yılında yayın hayatına başlayan Genç Kalemler Dergisi’nde çıkan Yeni Lisan Makalesi ile dilde sadeleşme hareketi başlamıştı. Osmanlıca, Türkçe’den oldukça uzaklaşarak Arapça ve Farsça kelimelerin yoğun olarak kullanıldığı bir dil haline gelmiştir. Türkçe’nin sadeleştirilmesi, yabancı kelimelerin boyunduruğundan kurtularak öz haline dönmesi için Atatürk tarafından Türk Dil Kurumu kurulmuştur. Bu kurumla birlikte Türkçe’nin korunması ve geliştirilmesiyle ilgili çalışmalar hız kazandı.










  2. Gamze
    Devamlı Üye





    Atatürk döneminde yapılan en iyi inkılap saltanatın kaldırılıp Cumhuriyetin ilanıdır.




+ Yorum Gönder