+ Yorum Gönder
Okul ve Eğitim ve Bilgi Arşivi Forumunda Biyolojik Organizasyon Seviyeleri Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Biyolojik Organizasyon Seviyeleri









  2. Dr Zeynep
    Bayan Üye





    Biyolojik Organizasyon Seviyeleri Hakkında


    Dünyamıza uzaydan bakıldığında yeşil, kırmızı ve beyaz renkte gayri muntazam lekeler bulunan ve hakim rengi mavi olan bir küre şeklinde görürüz. Bu hayat küresine ekosfer veya biyosfer adı verilir. Daha yakına gelince, bu renkli lekeler, çöller, ormanlar, çayırlar, dağlar, göller, denizler, çiftlikler ve şehirler halinde ayrılır. Bunlar ekosistemleri teşkil eder. Her bölüm, kendine has organizmalara ve iklim koşullarına sahiptir. Bununla beraber bu sistemlerin her biri bir diğeri ile doğrudan etkileşim altındadır. Daha yakına geldikçe çok çeşitli organizmaları görebiliriz. Büyütme işlemine devam edilirse bitki ve hayvan hücrelerini; bunları da oluşturan daha da küçük parçaları görme şansımız olacaktır. Maddenin çeşitli organizasyon seviyelerine göre sınıflandırılması, ekosferin çeşitli bileşenlerinin fonksiyonunun anlaşılmasını kolaylaştırmaktadır.



    Şekil 2-2. Çeşitli organizasyon seviyeleri


    Biyolojik organizasyon seviyeleri; en basit seviyeden başlayarak, atomlar, hücreleri organize eden moleküller içinde organize olur. Hücreler, dokular içinde, dokular organlar, organlar ise çok hücreli organizma içinde organize olur. Aynı türün birey grupları populasyon, farklı türlerin populasyonları toplumlar halinde etkileşir. Toplumlar ve onların fiziksel çevresi ekosistemi meydana getirir. Organizasyon düzeyinin en üst bölümü, ekosfer içinde bütün dünyanın toplum ve yaşayan organizmalarını içine alır. Ekolojist yüksek düzeyde biyolojik organizasyonlar olan; populasyon, toplumlar, ekosistemler ve ekosferi (biyosfer) inceler.

    Ekosistem Çeşitleri

    Ekosistemin cansız faktörleri toprak (litosfer), gaz (atmosfer) ve su (hidrosfer) ve enerjinin her biri kendine has özelliklere sahip olup, beraberce canlıların çeşitliliğine, onları çoğalma ve yayılmalarına etkide bulunurlar. Mekana ve zamana göre cansız faktörlerde meydana gelen farklılıklar, yer yüzünde değişik ekosistemlerin oluşumuna neden olur. Yer yüzünde oluşan her bir ekosistemin fiziksel ve biyolojik özellikleri, diğer ekosistemlerden az yada çok farklılıklar gösterir. Her ekosistemde görülen kendine özgü yapı, o bölgenin fiziksel koşullarına uyuncaya kadar bir dizi olaylar geçirerek oluşmuştur. Bir ekosistemin yapısından söz edilirken sistemin sadece dış görünümü değil, bununla beraber besin maddeleri ve enerjinin ekosistem içinde akış şeklide anlaşılır.

    Büyük su ekosistemleri şunlardır: Göller, havuzlar, nehirler, nehir ağızları, mercan resifleri, denizler.


    Karaların büyük ekosistemleri (Biyom): ormanlar, çayır alanları, savanlar (dağınık ağaçların veya ağaç gruplarının bulunduğu çayır alanları), çalılık ve fundalıklar, tundralar ve çöller.

    Bunların her biri de ayrıca kendi arasında gruplara ayrılır. Mesela soğuk bölgeler, çam ve fıstık gibi kozalaklı ağaçlardan meydana gelen ormanlara sahiptir. Bunlar soğuğa dayanıklı, her zaman yeşil kalan ağaçlardır. Mutedil iklimlerde ise ormanlar daha ziyade yapraklarını döken ağaçlardan meydana gelir. Meşe, akça ağaç ve kayın ormanları gibi. Tropikal bölgeler ise, bereketli yağmur ormanlarına sahiptirler.

    Yer yüzündeki her ekosistem bir dereceye kadar kendine yakın bulunan diğer ekosistemlerin devamı durumundadır. Genellikle ekosistemlerin sınırlarını birbirlerinden kolayca ayırmak mümkün değildir.yakın ekosistemler arasında daima bir sistemden diğerine farklı ölçülerde materyal ve enerji akımı mevcuttur. Örneğin suda eriyen besin maddeleri, yüzey akışı ve sızan su ile diğer ekosistemlere ve taban suyuna geçer. Hayvanlarda yakın ekosistemlerin besin maddelerini yiyerek, bir sistemden diğerine materyal ve enerji taşırlar. Bu sebeple gezegenimiz üzerindeki çeşitli ekosistemleri bir araya getirerek gruplandırırsak, en büyük hayat ünitesini, yani bütün gezegeni içine alan ekosistemi (biyosferi) elde ederiz.





+ Yorum Gönder