+ Yorum Gönder
Okul ve Eğitim ve Bilgi Arşivi Forumunda Ekosisteme etki eden canlı ve cansız faktörler Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Nevriye Uzun
    Üye

    Ekosisteme etki eden canlı ve cansız faktörler









  2. Asel
    Bayan Üye






    Ekosisteme etki eden canlı ve cansız faktörler ile ilgili bilgi



    Ekosistem ve Ekosistemler neden bozuluyor ve değişiyor

    TANIMLAR: Ekoloji, bugün çok sayıda bilim dalının çekirdeğini oluşturmaktadır. Çevre şartları içinde tek bir canlının incelenmesine “otekoloji”, farklı canlı türlerinin oluşturduğu toplulukların incelenmesine “sinekoloji ” denmektedir.



    Ekosistemi oluşturan öğeler, başlıca dört gurupta toplanır.

    1-Cansız varlıklar. (inorganik ve organik maddeler)
    2-Primer üreticiler. (yeşil bitkiler)
    3-Tüketiciler (bitkisel ve hayvansal maddeleri yiyenler)
    4-Ayrıştıcılar (bakteri ve mantarlar)


    EKOSİSTEMLERİN BOYUTLARI

    Gezegen ölçeğinde, yerkürenin bütün canlı varlıkları içeren dış katmanı olan biyosfer, en yüksek tümleşme düzeyini temsil eder. Bir ilk bölgesel ayırım biyomları betimlenmeye imkan verir. Bunlar, gerçek karasal makro ekosistemler diyebileceğimiz biyocografi ve iklimsel bölgelere denk düşer. (Tudra, tayga, ılıman iklim ormanı, sıcak çöller, savan tropikal orman vb)


    EKOSİSTEMLERİN ÖRGÜTLENMESİ

    BİR EKOSİSTEM İÇİNDE ÜSTLENMİŞ OLDUKLARI
    ROLLERE GÖRE BİYOSENUZUN ÇEŞİTLİ CANLI
    TÜRLERİ ÜÇ BÜYÜK KATEGORİYE AYRILIR.

    Ekosistemde her türlü enerji aktarımının temelinde birincil üreticiler yer alır. Söz konusu bu canlılar, fotosentez yoluyla kendi öz organik maddelerini hazırlamak üzere güneş enerjisini kullana bilen tek tür olan klorofilli yeşil bitkilerdir.



    TÜRLERİN EKOSİSTEMLERDEKİ ROLÜ HER TÜRÜN
    EKOSİSTEMDEKİ YAŞAM KOŞULLARI ONA ÖZGÜ EKOLOJİK
    ORTAMINI BELİRLER.İKİ TÜRLÜ KOMŞU EKOLOJİK ORTAMLARI
    PAYLAŞTIĞINDA REKABETE GİRİŞEBİLİR.

    Her canlı türü belirli ekolojik bir ortamda nitelenir. Bu terim söz konusu olan tür tarafından yerine getirilen “işlev” i gösterir ve bu durumda, sadece bir barınağını simgelemez. Bir canlı türünün ekolojik ortamı, özellikle içinde yaşadığı ekosistemin besin ağında, bu ağın aşama düzeni içinde aldığı yerle kendini gösterir.(bu durumda ekolojik ortam, bir bireyin toplumdaki işlevine ve bu işlevi nedeniyle toplumda edindiği yere benzetilebilir.) En çağdaş yaklaşımla, bir türün ekolojik ortamı kavramı bu türün yaşadığı ve üreyerek kendini yenilediği koşullar bütünü olarak tanımlanır.


    EKOSİSTEMLER NEDEN DEĞİŞİYOR VE BOZULUYOR.

    Ekosistemin oluşturan canlı ve cansız varlıklar arasında karşılıklı ilişki vardır. Dolayısıyla ekosistemdeki her öğe canlıların yaşamları, çoğalmaları, göçleri ya da ölümleri üzerinde etkili olur. Yaşam için gerekli olana temel öğeler toprak, hava, su ve ışıktır. Temel öğeler bir yandan ekosistemde yaşamın sürekliliğini sağlarken diğer yandan ekosistemlere büyük zararlar veren afetlere de yol açabilirler. Örneğin; depremler, yanardağ patlamaları, seller, kuraklık, kasırgalar, ve fırtınalar temel öğelerden kaynaklanan belli başlı doğal afetlerdir.

    EKOSİSTEMİN DOĞAL ÖZELLİKLERİ


    Ekosistemler, kara ekosistemleri ve su ekosistemi olarak iki grupta incelenir. Ormanlar, çayırlar ve çöllerin her biri bir ekosisteme örnektir. Bu ekosistemde en önemli etkendir. (Toprak, hava,nem,ışık ve sudur.) su ekosistemi okyanus, deniz, göl,nehir, ırmak ve sulak alanları kapsar. Su ekosisteminde en önemli etkenler sıcaklık, oksijen, mineraller ve ışıktır.


    KARAR EKOSİSTEMİ

    Kara ekosistemlerinin bitki örtüsü, büyük iklim kuşaklarına göre, yerkürenin biyom olarak adlandırılan bitki oluşumlarıysa enlemlere göre dağılır. Mesela Kuzey yarıkürede buzul bölgesini tundra izleri; güneye gidildikçe tayga ve daha sonrada tropikal ormanlar gelir.




    DEĞİŞİK BİTKİ ÖRTÜLERİNİN BİYOSFERLERDEKİ DAĞILIMI


    Yeryüzündeki büyük iklim bölgelerine karşılık gelen biyomlar, kuzey yarımküre de daha belirgin olmak üzere, enlemlere bağlı kuşaklar biçiminde düzenlenmiştir.


    DENİZ EKOSİSTEMİ

    Ekolojik şartları büyük bir çeşitlilik gösteren deniz ortamı homojen bir bütün olarak ele almak, bilimsel açıdan çok kısıtlı bir bakış açısına neden olur. öncelikle iki büyük okyanus alanı ayırt edilmektedir.bütünüyle denizleri oluşturan “su kütlesi” ve kıyılardan derin abis çukurlarına kadar dipleri kapsayan “dip alanı” ;Dip alanı derinliğine göre üçe ayrılır.

    -0-200 metreler arasında uzanan ve okyanusların tabanının yüzde 7,6 sını oluşturan kıta sahanlığı;

    -200 metreden 2000 metreye kadar uzanan dipteki ani eğim bölgesinden meydana gelen ve tabanın yüzde 8,1 ni oluşturan kıta şevi; ve nihayet okyanusların tabanının yüzde 84,3 ünü meydana getiren abisler. (2000-6000 metre) ve çukurlar (6000 metreden
    bilinen en derin yer olan mariana çukurunda 11.000 metreye kadar) Gelgite maruz kalan ve hatta dalga serpintisiyle ıslanan kıyı şeritleri de okyanus alanına dahil edilmektedir. Gerçekten de bu bölgelerde yaşayan organizmalar, gerek gelgitler sırasında birbirini ardınca su altında ve su üstünde kalarak, gerek ortamın yüksek tuzluluğu sebebiyle, okyanus etkilerine maruz kalmaktadır.



    Deniz Canlıları; Yüzeyle dip alanı arasında ve hatta jeolojik taban yapısı içinde yaşam, deniz ekosisteminin üç boyutuna da dağılmış durumdadır. Deniz ortamının ekolojik şartlarının çeşitliliği, yaşam şekillerinde ve tarzlarında da büyük değişikliğe neden olmaktadır. Okyanusun büyük bölgeleriyle bağlantılı olarak üç çeşit canlı gurubu ayırt edilir; su kütlesinde yaşan plankton ve nekton ile diğerlerde yaşayan bentos toplulukları.

    PLANKTON ; Yüzeyde veya su kütlesinde asıllı duran, kısıtlı hareket yeteneğiyle su akımlarına karşı koyamayan ve bazıları bu nedenle düşey göçlere maruz kalan organizmalar topluluğudur.

    NEKTON; Açık denizde yaşayabilen ve deniz akıntıları içinde hareket edebilen canlılardan oluşur; açık denizde yaşayan balık türlerinin çoğunu, kafadanbacakları ve deniz memelilerini kapsar.

    BENTOS;
    Dibe bağlı olarak yaşayan hayvanlar ve bitkiler (bağlı bentos) ile dipte veya dibe yakın bölgelerde hafifçe hareket eden bazı hayvan türlerinden (gezgin bentos)
    meydana gelir. Bağlı bentos bir çok suyosunu, sünger, yumuşakça, kabuklu (Balanus) ve knildli (Mercan, deniz şakayığı gibi) türlerini kapsar.

    EKOSİSTEMLERE YÖNELİK TEHLİKELER

    Ekosistemlerin doğal dengeye ulaşması, bunların nüfusunda ve çalışmasında kesin bir istikrarın sağlanması anlamına gelmez; dengeli ekosistemlerde düzenle, hafif dalgalanmalar yaşanır.bu dinamik denge durumu çok hassastır.



    Karbon dioksit gazı üretiminin artması ve koruyucu ozon tabakasının delinmesi gibi insan etkinlikleri, bir bütün olarak biyosferin dengesini tehdit etmektedir.

    EKOSİSTEMLERİN DENGESİ


    Türlerin çeşitliliği ve aralarındaki düzenli iletişime dayanan denge, insanın giderek artan baskısının tehdidi altındadır.


    İNSANDAN GELEN TEHLİKELER

    Bitki örtüsünün bozulması, ortamın kimyasal yapısının değiştirilmesi ve kaynakların aşırı kullanılması gibi her darbe çok sayıda sonuçlar doğurur.


    Toprak Kirliliği
    Toprağa bırakılan zararlı ve atık maddelerle toprağın özelliklerinin bozulmasına toprak kirliliği denir.
    Toprak, içme suyu, yapı, şehircilik, mezarlıkların kurulması ve düzenlenmesi, sıvı ve katı atıkların uzaklaştırılması ve zararsız hale getirilmesi gibi konularla sıkıca ilgilidir.



    Çevre Kirliliği
    Canlı ve cansız varlıklar üzerinde zararlı tesirler bırakacak şekilde çevre şartlarında (fiziki, kimyevi ve biyolojik) meydana gelen değişikliklerin genel adı.


    Çevreyi kirletici elemanlar :

    Yanma ürünleri ; insan dışkısı ; teneffüs edilmiş hava; tozlar, patojen mikroplar; buharlar; gazlar;, endüstriyel solventler, ekstrem (aşırı yüksek veya düşük) sıcaklıklar; zirai gübreler, infrared (kızıl altı, ötesi), ultraviolet (mor ötesi) ve hatta görünen ışık; iyonlaşan radyasyonlar; radyoizotoplar; gürültü; aşırı yüksek frekanslı ses ve bazı mikrodalgalı elektromanyetik radyasyonlar sayılabilir.



    Su ve kıyı kirlenmesi :

    Suların kullanış maksadının elverişsiz hale gelmesine su kirlenmesi denir.Bu durumdaki sular içmek içi kullanılmaz.Kullanma ve sulama sularından da başka mahzurlar ortaya çıkar.Irmak, göl ve denizlerde ise balıklar ölür, diğer canlılar tür ve sayı olarak azalır.Hava da kirlenmeye başlar.turistik, dinlenme, yüzme ve seyirlik değeri kaybolur.İçindeki malzemeyi çürütücü olur.Ulaşım imkanlarını azaltır.Yüzeylerinde köpük teşekkül eder.Tatlı suların renk, koku ve tatları değişir.Su yosunları önce çoğalır.Sonra ölerek, kirlenmeyi arttırır.

    Hava kirlenmesi :

    Bu kirlenme yakıt kullanılmasından, artan sanayileşmeden ve şehirlerde aşırı derecede nüfus şişmesinden kaynaklanır.Kirletici maddeler gaz, sıvı damlacıkları (zerrecikler) veya bunların karışımı şeklinde olur.



    Endüstriyel kirleticiler : Fabrika ve bina bacalarından, araba egzozlarından çıkan gazlar, insan, hayvan ve bitkilere zararlı olmaktadır.Bilhassa sanayileşmiş ülkeleri ilgilendiren bu hal atmosferik hareketler sebebiyle geri kalmış ülkeleri de alakadar eder:


    Biyolojik kirleticiler :
    Mikroorganizmalar (mikroplar, bakteriler), insan, hayvan ve bakterilerden hastalık yapan canlıların (patojen) bir kısmı, devamlı olarak çevrede müsait şartlar bulursa faaliyetini arttırır.Bu şartlar ortadan kalkarsa faaliyeti yavaşlar veya durur.






  3. Gizliyara
    FoRuMaciL Security
    Ekosistemi Oluşturan Cansız Unsurlar

    Ekosistemlerde su, sıcaklık, ışık, toprak, rüzgâr (iklim), nem, hava gibi cansız varlıkların oluşturduğu çevreye de cansız (abiyotik) çevre denir




+ Yorum Gönder


ekosistemi etkileyen faktörler,  ekosisteme etki eden faktörler,  ekosisteme etki eden canlı ve cansız faktörler,  ekosisteme etki eden faktörler nelerdir