+ Yorum Gönder
1. Sayfa 12 SonuncuSonuncu
Tarih Arşivi ve Atatürk Forumu Forumunda Atatürk ile ilgili Kompozisyon Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Atatürk ile ilgili Kompozisyon









  2. HARBİKIZ
    Moderator





    Atatürk ile ilgili Kompozisyon


    Atatürk bugüne kadar birçok savaşa katılmış. Bu savaşlarda düşmanla kahramanca çarpışıp yurdumuzu düşmanlardan kurtarmıştır.
    Atatürk birçok savaşa katılmıştır. Fakat hiçbir zaman savaştan, savaşmaktan zevk almamıştır. O her zaman barış yanlısı olmuştur. Bunu Atatürk’ün yurtta sulh cihanda sulh sözünden anlaya biliriz. O bu sözüyle savaşın gereksiz olduğunu. barış olması gerektiğini ve bu barışın tüm dünyada hep beraber yaşanılmasını istemiştir. atatürkün bu sözüne ve anlatmak istediklerine bizde elbette katılıyoruz. Fakat bu fikre bizim gibi katılanlar çok az. Hepimiz görüyoruz ki dünya da savaşlar var. malesef bu savaşlar hız kesmeden her gün daha da artıyor. Yeni çıkan teknolojik silahlar, atom bombaları vb. bu savaşları tetikleyen unsurlardır. Ülkeler güçlü olma yolunda savaşırlarken dünyamızın gün ve gün eriyip bittiği kimsenin umurunda değil. Oysaki bizim yapmamız gereken çok bir şey yok. Çok bir şey olmamasına rağmen önlem alıp savaşa hayır diyemiyoruz. Bizler teknolojiye karşı değiliz. Fakat bu dünyada bizim gibi çocuklar olduğunu da unutmamak lazım. Bizler de bir bireyiz bizde geleceğimizin temiz olmasını isteriz. Meslek sahibi olmak için okuyoruz. Bir gün savaşlardan dolayı okulumuzun yıkılmasını istemeyiz. Büyüklerimizin bizleri düşünmesi gerekir. Onların da bizim halimizi düşünmeleri gerekir. Şimdi eskisi gibi değil. Simdi insanlar ülke zenginliği için masum çocukları gözlerini kırpmadan öldürüyorlar. Bu da yetişkinlerden çok çocuklara ve onların geleceğine zarar veriyor. Dünya bu şekilde devam ettiği için marsta hayat arıyor. Bu savaşlar durursa Atatürk’ün istediği barış ortaya çıkacak.
    O bizim için yıllarca çalıştı. Ölümü göze aldı. Sebebi barıştı. Bizde biraz gayret edelim dünyaya karşı savaşalım. Bu sayede Atatürk’ün sözünü gerçekleştiririz. Atatürk ün “yurtta sulh cihanda sulh” sözü yerini tutar. Atatürk mezarında rahat yatar. Bizde geleceğimizi kurtarırız.
    alıntıdır




  3. Ziyaretçi
    Başka kompozisyon var mı?hep 'biz' diyince biraz kompozisyon dışında olmuşda.




  4. Mineli
    Devamlı Üye
    ATATÜRK VE BİLİM

    adamı olarak düşünmek ne denli yanlışsa, O yüce insanı bilim
    dışlılıkla suçlamak (Hitler, Musolini vs.) o denli korkunçtur. Atatürk’ün tüm
    yaptıkları, düşünce yapısı, bilme, toplumsal güce, akla dayanıyordu.

    İsterseniz
    Onu kendi özdeyişiyle değerlendirmeye başlayalım:

    “ Hayatta en gerçek yol
    gösterici bilimdir.” sözü bile Onunla - bilim arasındaki işteşliğin, fikirlerin
    ne denli bilimsel verilerle örtüştüğünün bir kanıtı olsa gerek.

    Bilimin
    kısaca bir tanımı ile konuyu genişletmeye çalışalım: “ Bilim ve
    teknolojinin ilerlemesi ile birlikte uygarlığın gelişebilmesi için; insanoğlunun kendi aklını
    kullanabilmesi, düşünme ve yorumlama yeteneğinin geliştirilmesi, Dogmaların tutuculuğundan kurtulmasıdır. Bilim
    doğal ve toplumsal olayları araştırır.

    Atatürk’e göre bilim; öncelikle, özgün
    bir kültür yaratmanın etkin bir aracıdır. Bu nedenle O bilimi,
    toplumun gelişmesini engelleyen bozuklukların giderilmesi ve ulusal bir kimlik yaratılması
    için etken bir araç olarak görmüş ve kullanılmıştır.

    Yaptıklarının hiçbiri,
    âfâkî - duygusallık taşımaz. O nedenle tarihsel yaşıtları, tarihin karanlıkları
    içerisinde yitip gitmiştir. Atatürk’se ilmin sonsuz ışıtıcılığı güvencesinde bugüne dek
    yaşamış ve yaşayacaktır da.

    Bakınız, 156 ülkenin oy birliği ile
    aldığı karar da (ki 1981 yılı Onesco’nun Atatürk’ün doğumunun 100.
    yılı nedeniyle)

    “ Uluslar arası anlayış ve barış yolunda çaba
    harcamış Üstün Bir Kişi; olağanüstü bir Devrimci; sömürü ve emperyalizme
    karşı savaşan İlk Lider; insan haklarına saygılı, dünya barışının öncüsü;
    insanlar arasında renk, dil, ırk ayrımı gözetmeyen eşsiz Devlet Adamı…
    nitelemeleri ile dünyaya takdim edilmesi sanırız ki, yüce ATA’nın ne
    denli bilimsel bir bakış akışı ile olayları gözlemleyip, çareler üretmesinin
    en yanılmaz bir kanıtı olsa gerek bu belge…

    Aslında yüce
    Atatürk’ün neyi başardığını, bilimsel bir yöntemle nasıl bunların üstesinden geldiğini
    anlayabilmek için; Osmanlı’nın, Duraklama, Gerileme devirlerinin iyi analiz edilmesi gerekir,
    diye düşünüyorum. Avrupa’da Rönesans -reform ve Fransız İhtilâli gerçekleşirken, Osmanlı’da
    bilim çökmüş, yok gibidir.

    İstanbul Rasathanesi 1580’de dinsel taassubun etkisi
    ile yıktırılıyor. 1774 Lavoisier, havanın oksijen- hidrojen- azottan olduğunu saptamış.
    Osmanlı hâlâ doğanın, su- toprak-ateşten olduğunu savunuyor. Matbaa akıl bilme
    aykırı yorumlarla 330 yıl sonra Osmanlı’ya ulaşabiliyor. Vezir-i Azam Damat
    Ali Paşa savaşlara gitme- gitmeme durum değerlendirmelerini müneccimleri ile yapıyor.
    Daha onlarca sıralayabileceğimiz nedenler Osmanlı’da bilimin tükenmişliğinin tarihi kanıtlarıdır.
    Oysa,
    Kemalist devrimler; akıl ve bilime dayanmaktadır.

    1- Eskimiş kurumları yıkmak,
    çağın gereklerine göre yeni kurumlar oluşturmak.

    2- Değişim ve yeniliklere
    sürekli olarak açık kalmak- kalıplaşmamak. Onun için Atatürk devrimleri durağan
    değildir.

    “ Çağdaş uygarlık seviyesinin üstünü” işaretlemesi, gençlere “ Beni
    takip edeceksiniz. Yorulsanız da beni takip edeceksiniz, ilerleyeceksiniz.” demesi Ata’nın
    gençliğe bilimsel ışık göstermesi devamlı aydınlık saçması, bilimsellikten başka ne
    olabilir ki…? Eğer hala kurduğu, lâik- Demokratik Cumhuriyet ayakta ise;
    Durmadan değişen dünya, toplumsal düzenin, sürekli olarak ileri bilimsel çözüm
    önerilerinin yaşama geçirilmiş olmasıdır diye düşünüyorum. Eserlerinin sonsuza dek yaşamasını
    sağlayacak, insan ve kurumları oluşturmak da ATA’nın bilimselliğinin canlı kanıtlarıdır.


    Örneğin: Dil, Tarih Kurumu, Üniversiteler yasası ( o zaman için
    ), ekonomik alanda İzmir Ekonomik Kurultay’ını toplamak daha birçoklarını saymak
    olası elbet. Ata’nın bilime değer vermesinin en çarpıcı bir örneği
    de: Nazi zülmünden kaçan 142 bilim adamı ABD gibi zengin,
    olanaklı bir devletin onlara kucak açmışken; orayı değil, o zamanın
    Türkiye’sini yeğlemeleri, Atatürk’ün bilime değer vermesinin, Atatürk’ün yoksul Türkiye’sinin bilimsel
    bir tabana oturtulmuşluğunun tarihi bir kanıtı olsa gerek. Bir bilim
    adamı: “ Yaşam ve gereksinimler sonsuzdur. Oysa değişmez oldukları için
    dinsel kurallar bir noktada son bulur ve kendini yeniler” diyor.
    Yüce Atatürk bunun için gençlere şöyle sesleniyordu.: “ Çocuklar gözünüz
    ufuklara kadar görürü görüyoruz. Onun da ötesini görmeye çalışacağız.” Türk
    ulusundan da istekleri şunlardı: “ Gençler ve her yurttaş, akıl
    ve bilimin rehberliğini kabul ederlerse, manevi mirasçılarım olurlar.

    … Zamanın
    gereklerine göre; bilim teknik ve her türlü uygarlık buluşlardan azami
    derecede yararlanmak zorundadır.

    Ölümünden 63 yıl geçmesine karşın, 21. yy.
    da hâlâ Atatürk beyinlerde ve yüreklerde… Çünkü Kemal ATATÜRK: bilimi
    ve aklı yol gösterici olarak kabul ederek, ufkun ötelerini görmüş,
    göstermiştir…

    Ne mutlu O’nun gösterdiği ışıklı yoldan yürüyen aydınlık kuşaklara…


  5. Ziyaretçi
    hepinize teşekkür ederim çünkü sınavıma çok yardımcı oldunuz

  6. Ziyaretçi
    biraz kompazisyondan çıkmış gibi ama sınavda çıkıcak bu yüzden kendim yazmaya karar verdim nasıl yapıcam bilmiyorum

  7. Ziyaretçi
    cumhuriyetin kurucusu olan o güzel insan,ulu önder MUSTAFA KEMAL ATATÜRK sadece bir komutan,bir asker veya cumhurbaşkanı değildi okeli,melerle anlatılamayacak kasdar nükemmel bir insandı

  8. Ziyaretçi
    gerçekten de ÇOK İYİ yaa bu site.. bana çok yardımcı oldunuz dersimde.Size çok TEŞEKKÜR EDERİM..

  9. Ziyaretçi
    harbi kız ödevie çok katkın oldu teşekkürler

  10. Ziyaretçi
    bence süper bişey ben 6.sıınıfa gidiyorum yardımcı oldu.2.öok uzundu 1.yiyazdım emeğe saygı

+ Yorum Gönder
1. Sayfa 12 SonuncuSonuncu


atatürk ile ilgili kompozisyon,  atatürk hakkında kompozisyon,  türk ve ata ile ilgili paragraf,  atatürk ile ilgili kompozisyonlar